4 Ekim 2010 Pazartesi

9. Sağlık hizmeti ekip işidir


Dr. Sachs'ın "muayenehanesi"nde bir yardımcısı var: "Bayan Leblanc".

Aslında bir tıbbi personel değil o, bir tür sekreter. Dr. Sachs ona güveniyor ve onun verdiği randevulara, programına ve sözüne uyuyor. Bir anlamda işini kolaylaştırıyor onun. Bayan.Leblanc Dr. Sachs'ın nerede olduğunu ne yaptığını biliyor. Dr. Sachs da bu bölümde yazıldığı gibi programını ona "harfiyen" bildirmekten rahatsız değil. Bir anlamda onu kendini kontrol eden denetleyen birisi gibi görmüyor.

Bunlar herhangi bir hizmet alanında çok önemli noktalar. Çünkü bir hizmeti verme vaat ve taahhüdünde bulunanlar için bunlar işin gereği ve en önemli yanları. Diğer yandan sağlık çok önemli bir konu ve sırasında dakikaların yaşamsal anlamda çok büyük değeri var. O nedenle daha önce de söz ettiğimiz gibi "program ve randevu"nun düzgün uygulanması herkesin çıkarına. Dolayısıyla Dr. Sachs'ın bu anlamda en büyük yardımcısı Bn. Leblanc.

Sağlık hizmeti aslında bir ekip işidir. Bu ekibin içinde ağırlıkla "sağlık-tıp kökenli" kişiler vardır.

Bu yazılarda söz ettiğimiz "sağlık ocakları" sisteminde de işin gereği olarak tek bir hekim değil de bir "ekip" hizmetin yerine getirilmesini üstlenir.

Bu ekibin başında bir "birinci basamak hekimi" (Genel Pratisyen) vardır. Sağlık ocağında görev yapan hekim "komple" bir hekimdir. Günün yirmi dört saati orada yaşar ve insanları yalnız hastalandıkları zaman değil, sağlıklıyken de tanır. Onun işi asıl olarak "hastalarla" uğraşmaktan daha çok, "sağlık ve sağlıklılık" durumunun sürmesiyle ilgilidir. Onu sağlayacak işleri yapmaya çalışır.

Bunların arasında "hastalıklar"ın önlenmesi ve ortadan kaldırılması da vardır. Sürekli olarak onların olmaması için, önlenmesi için çabalar. Gerekli önlemleri bilir ve yerine getirmek üzere çalışır.

Tüm bu çalışmalara karşın "hasta" olanlar olursa onları muayene ve tedavi eder: Başa çıkamadığı hastalarla ilgili ikinci basamak kurumların yardımını ister ve onlarla birlikte sorunların çözümlerini üstlenir ve "hastalarını" iyileştirir, en azından "yaşamlarını sürdürebilmeleri için gerekli sağlık desteklerini" onlara sunar.

Aynı zamanda ekibinin başı olarak hizmeti yönetir, koordine eder ve örgütler.

Sağlık ocaklarında hekimin asıl yardımcısı konumunda ya bir "sağlık memuru", ya da "halk sağlığı hemşiresi" bulunur. Bu iki eleman da yine sağlık ve hastalıklara dair hemen her konuyu bilecek şekilde yetiştirilmiş sağlık personelidir. Onlar da hekimle birlikte hem sağlık, hem de hastalık ve hastalar için uğraşırlar. Genellikle işlerini ocağın dışında sürdürürler. Sağlık eğitim asıl olarak onlar aracılığıyla yürütülür. Yine hizmetin denetimi ve eksiksiz işlemesi de onlar sayesinde mümkün olur.

"Sağlık Memurları" bu sistemde çok büyük hizmet ve katkıları olmuş bir kesimdir. Sayıları çok daha az olmakla birlikte "halk sağlığı hemşireleri" de sağlık ocağının hemen her türlü hizmetini doğrudan gerçekleştirebilen bir eleman grubudur.

Ayrıca sağlık ocağı bölgesindeki nüfus, yerleşim yerleri ve bu yerleşim yerlerinin uzaklığına göre sayıları genellikle 2-5 arasında değişebilen ve sağlık ocaklarına bağlı "sağlık evleri"nde çalışan "köy ebeleri" vardır.

Bu personel kendine bağlı olan nüfusun sürekli içinde ve yanında olan, insanların sağlıklılık hallerini sürdürmesi için çaba gösteren, sağlık ocağının asıl yükünü çeken ve ülke insanının sağlıklılığının sürmesini sağlayan en önemli elemandır.

Orta eğitim düzeyinde bir eğitim alarak, anne, gebe, bebek, ve çocukların izlenmesi, bağışıklama hizmetleri, acil tıbbi müdahaleler, hekimce belirlenen tedavinin yerine uygulanması, toplumun sağlık eğitimi ve sağlıkla ilgili bilgilenme gereksiniminin karşılanması konusunda görevlidirler.

Sağlık ocağının bir diğer elemanı "tıbbi sekreter"dir. Sağlık ocağı hizmetinin ne olduğunu bilir ve bunlara ilişkin kayıtları tutar, gereksinimleri belirler ve eksiksiz olmasını sağlar, topladığı verilerden yola çıkarak da hizmetin yönelmesi gerektiği konuları işaret ederek, ekibin o yönlere odaklaşmasını sağlar.

Ayrıca bir "yardımcı hizmetli" ve eğer ocağın aracı varsa bir de "şoför" bulunur.

Bu elemanlar, gerekli olduğu düşünülen ve kurulan sistemle yerine getirilmesi planlanan, etkin ve yeterli bir sağlık hizmeti için mutlaka gerekli olanlardır.

Sağlık ocağı sistemi oluşturulduğunda ülkemizin olanakları çok yetersizdi. Burada saydığımız personelin pek çoğu yeterince bulunmuyordu. Ama tüm ülkeye sistemin yayılması için de bir süre tanınmış ve bu süre içinde bu elemanların yetişeceği varsayılmıştı.

Bunların dışında aslında gerekli olan ama yetiştirilse bile özellikle alt yapı ve araç gereç bakımından yeterli kaynak olmadığı noktasından yola çıkılarak "diş hekimi", "laborant" ve "radyoloji teknisyeni" bu ekip içinde yer almıyordu.

Onları sağlık ocaklarının bağlı olduğu genellikle ilçelerde bulunacak olan "grup başkanlıkları ve grup hastaneleri" içinde yer alacağı öngörülmüştü. ,

"Diş hekimlerinin" de aslında bir tür "uzman hekim" olmaları nedeniyle bu hizmet içinde öngörülmemişti. Birinci basamakta "uzmanların" olmasına gerek olmadığı yolundaki saptama nedeniyle burada düşünülmemişti.

Ekibin unsurlarına baktığımızda onların iki temel nokta düşünülerek şekillendirildiği kolaylıkla görülebilir. Bunlardan birincisi "işin gereği" yani ihtiyaçlara göre tanımlanan işleri yapacak olan kişiler olmalarıdır. İkinci unsur ise bu personelin "birbirlerinin işini tamamlayacak, kolaylaştıracak ve katkı yapacak" şekilde oluşturulmasıdır. Her iki durum bir arada değerlendirildiğinde bir hizmet alanında "ekibin" ne olduğu ve anlamı ortaya çıkmaktadır.

Bu ekibin bu dönemde öngörülmemiş üç unsuru daha vardı aslında:

Bunlardan birincisi "hasta ve yakınları"ydı. Buna özel bir vurgu yapılmamasının, o dönemde "hasta hakları düşüncesi"nin henüz yerleşmemiş olmasının ötesinde nedenleri olduğunu vardı bence: Bu birinci basamak sağlık hizmetlerinin hastalığa değil sağlığa odaklanmış olmasıdır. O nedenledir ki sağlık ocakları düzenlemesinin içinde bir tür toplum katılımı olarak da düşünülen "sağlık ocağı kurulları" yer almaktadır ve ekibin asli unsurlarından birisini oluşturmaktadır. Üçüncü kesim ise hizmeti bütünleyen ve tamamlayan "ikinci basamak sağlık kurumu ve oradaki uzmanlar"dır. Onlar da sağlık ocağının başa çıkamadığı konularda ekibe dahil olan, ama sürekli ilişki içinde bulunan kişi ve yapılardır.

Böylesi bir düşünce ile kurgulanmış bu hizmette eğer yeterli kaynak ve olanak sağlanmışsa yerine gelmeyecek herhangi bir sağlık hizmet gereksinimi yoktur. Gerek sağlığın korunması, gerek geliştirilmesi, gerek olumsuzlukların önlenmesi, gerek hastalıkların tanı ve tedavisi, gerekse rehabilitasyon ve evde bakım hizmetleri, acil sağlık hizmetleri ve sağlık eğitimi, buradaki ekibin çalışma ve etkinlikleriyle her boyutuyla yerine getirilecek durumdadır.

Günümüzde uygulamaya konulan ve Dr. Sachs'ın yaptığına benzer bir model olduğu savlanan "aile hekimliği" modelinde ise uygulama tam da oradakinin aynısıdır. Yani ekip "aile hekimi" ile onun "sekreteri"nden oluşmaktadır.

Daha önce de sürekli vurguladığım gibi bu model ancak alt yapısı yeterli, ağırlıkla kentsel alanda yaşayan, köyleri de kentler gibi yaşamsal destek ve alt yapı olanaklarına sahip, sağlıkla ilgili sorunlarını çözmüş, yalnız hastalıklarla uğraşmak durumunda olan, özellikle eğitim düzeyi yüksek, sağlığın ve hastalığın anlamını ve önemini bilen, birey olma niteliği önde olan, toplumsal kaynakları yeterli refah içinde yaşayan bir ülkenin modeli olabilir, buralarda uygulanabilir.

Eğer bizde olduğu gibi bunlar yokken, hem de giderek daha çok ticarileşen bir sistem yeğlenerek uygulanmaya kalkılırsa, mevcut sorunların kısmen çözümlenmiş olanları bile yeniden aynı sorunların ortaya çıkmasına yol açacaktır.

Kitabın bu bölümünden çıkaracağımız sonuç şu olmalıdır:

Sağlık hizmeti ona gereksinenler, dolayısıyla tüm toplum içindir. Toplum ve onu oluşturan bireyler olarak bu hizmetin gerektiği şekilse sunulmuş olması en başta gelen talebimiz olmalıdır. Bu talep ancak içinde bizlerin de bir üyesi olarak yer aldığımız bir "ekip" tarafından karşılanabilir. Dolayısıyla gereksinimlerimizi ve onları karşılayacak hizmet modellerini bizler kendi doğamıza, koşullarımıza ve olanaklarımıza göre kendimiz oluşturmalı, bunun için gerekli olanların sağlanması için elimizden gelen çabayı göstermeliyiz.

Aslolan sağlıktır ve sağlığımız bizimdir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder